İlker Gümüşoluk: Biz stand-up’çılar çok da ciddi adamlar değiliz

Radyocu ve stand-up’çı İlker Gümüşoluk, YouTube kanalında ağırladığı ünlü konuklarla “Apartman Sohbetleri” adını verdiği bir program sunuyor. Ünlü isimlerle büyüdükleri mahalleyi, çocukluk yıllarını konuşan ve ortaya izlenmesi keyifli bir iş çıkaran Gümüşoluk’la buluştuk. Gösterilerini ve sosyal medyada oldukça ilgi gören Apartman Sohbetleri’ni konuştuk.

Stand-up gösterileri, radyo programı, YouTube üzerinden gerçekleştirdiğiniz “Apartman Sohbetleri”, bir de Mesut Süre’yle beraber gerçekleştirdiğiniz gösteriler var. Hepsini yetiştirmek zor olmuyor mu? 

Asıl işim stand-up gösterileri… 18 yaşında sahneye çıkmaya başladım. Altı sene sonra radyo hayatıma girdi. “Semt Çocuğu” diye bir projeyi hayata geçirdim. Mesut Süre’yle ellinin üzerinde şirkete stand-up gösterisi yaptık. Derken iki yıl önce YouTube üzerinden “Apartman Sohbetleri” adlı program sunmaya başladım. Ve bunların hiçbiri birbirine engel olmadı, olmuyor da… Zamanı idareli kullanıyorum. Bizim sektörün yapısında var olan bir şey bu… Bir işle yetinmiyorsun ve yaptığın iş, başka bir işe kapı açıyor. 

Stand-up gösterileriniz sebebiyle sizi hep komik ve güldüren adam olarak tanıyoruz. Peki, hep keyifli, eğlenceli bir adam mısınız? Hiç mi kafanızı bozan şeyler olmuyor? 

Biz güldüren adamlar, normalde de eğlenen insanlar olduğumuz için beklenti benim adıma sorun teşkil etmiyor. Biz zaten hep o moddayız, çok ciddi adamlar değiliz. Tabii beni sevenler Apartman Sohbetleri’ni seyrettiklerinde biraz şaşırmışlardı. Çünkü bambaşka bir format, daha oturaklı bir iş... Orada hayat konuşuyoruz. Haliyle zaman zaman insanların benimle ilgili kafaları karışıyor. İlyas Salman’a ya da Aydın Boysan’a “Hayat sana ne öğretti?” diye sorduğumda oradan mizah çıkmıyor. 

NASIL KAÇILIR BU CİDDİYETTEN?

Apartman Sohbetleri projesi nasıl doğdu?

Askere gitmeden önce radyo programı yapıyordum, gösterilerim devam ediyordu ve keyfi yerinde bir adamdım. Ama askerden döndükten sonra ufak bir buhran yaşadım. Bazı şeylerin bıraktığım gibi olmadığını gördüm. Evlilik arifesindeydim ve hayatta kalmak için bir şeye ihtiyacım vardı. Kısacası hayat ciddileşmişti. “Nasıl kaçılır bu ciddiyetten?” diye düşündüm (gülüyor). O dönemde de Bostancı’ya taşınmıştım. Apartmanın bahçesinde otururken oranın çekime uygun bir alan olduğu fark ettim. 

Askerdeyken de “Nasıl daha geniş bir kitleye hitap ederim?” diye düşünüyordum. Sonra “Ünlüleri bu işe dâhil edersem onlar da sosyal medya hesaplarından paylaşırlarsa bu iş büyür mü?” diye düşünmüştüm. Ve ilk bölümü Mesut Süre’yle çektim. Onu çekerken güzel bir şey çıkacağını hissettim. Şansımıza hava çok güzeldi, teyzeler bahçede toplanmış börekler falan yapmıştı. Ufak çocuk geliyordu, onu Mesut’un kucağına veriyorduk. Sonra Serkan Yılmaz’la yaptık, üçüncü konuğum Hayko Cepkin’di epey ilgi gördü ve işin yürüyeceğini gördüm.

Apartman Sohbetleri’ne pek çok meslek grubundan ünlü insanı konuk ettiniz. Büyük beklentiyle gittiğiniz ama sizi hayal kırıklığına uğratan oldu mu? 

55 bölüm çektim ama beni şaşırtan konuk olmadı. Sadece birkaçıyla sorun yaşadık. Onun sebebi de çekimleri erken saate almamızdan kaynaklandı. Çünkü ikimizde geç yatan insanlarız ve çekimi erken saate almıştık. 

Konuklarının çoğunun çocukluğu 90’lı yıllara denk geliyor. Biz de öyleyiz. Artık bambaşka bir kuşak var. Sence yaşlandık mı? 

Evet, bende 90’lar çocuğuyum. Maltepe’de büyüdüm. Mahallemiz çocuk bahçesi gibiydi, çok kalabalıktık. Her gün top peşinde koştururduk. Evde de ablamla oyunlar oynardık. Çok güzel bir balkonumuz vardı. Her yaz akşamı balkonda sofra kurulurdu. “Yaşlandık mı?” sorusuna gelince kendimi yaşlanmış gibi hissetmiyorum. Bu aklıma gelmesin diye birden fazla iş yapıyorum (gülüyor). Bu biraz da kimlerle takıldığınla ilgili... 15-16 yaşındaki çocuklarla takılıyorsan evet, yaşlısın ama kendinden büyüklerle takılıyorsan bunu hissetmezsin. Ben hep kendimden büyük insanlarla takılıyorum, arkadaşlarım genellikle yaşça büyük benden. Eğlendiğin ve sevdiğin şeyi yapıyorsan yaşlanmazsın. Kendini çok fazla eve kapatmamalısın. Enerjik olmalısın. 

SUSAMAM

Apartman Sohbetleri'nde sohbet ediyoruz çok soru cevap formatında geçmiyor. Soru sorup susmuyorum, araya giriyorum hep. Ünlülerin fanları da kızıyorlar bana “İki dakika sus da adam konuşsun” diyorlar (gülüyor). Ama susamam çünkü formatım o değil. Ama soru sorması daha keyifli.